Türkiye, 1.500'ün üzerinde jeotermal kaynak ve Avrupa'nın en zengin termo-mineral su rezervlerinden biriyle dünyanın en önemli jeotermal kuşaklarından birinde yer almaktadır. Binlerce yıldır bu doğal kaynaklar; Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden günümüze uzanan termal kültürün temelini oluşturmuş, modern termal tesisler, rehabilitasyon merkezleri ve wellness uygulamalarıyla bütünleşerek yaşamaya devam etmiştir.
Türkiye'nin mineral bakımından zengin termal suları, su temelli tedavi ve esenlik uygulamalarının temelini oluşturmaktadır. Balneoterapi, doğal termo-mineral suların fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarında tamamlayıcı uygulama olarak kullanılmasını kapsarken; hidroterapi, sıcak suyun terapötik egzersizlerle birleştirilmesiyle hareket kabiliyetini, rehabilitasyonu ve gevşemeyi desteklemektedir. Talassoterapi, deniz suyu, deniz mineralleri ve kıyı ikliminin doğal etkilerinden yararlanırken; bazı termal merkezlerde uygulanan peloid tedavisi (mineral çamur uygulamaları), inhalasyon tedavileri ve içme kürleri, Türkiye'nin köklü termal geleneğini tamamlayan önemli uygulamalar arasında yer almaktadır.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Pamukkale'den Afyonkarahisar, Bursa, Yalova ve Kütahya gibi köklü termal merkezlere kadar Türkiye'nin her termal destinasyonu, kendine özgü jeotermal karakteri, mineral yapısı ve sağlık geleneğiyle öne çıkmaktadır. Yüzyıllardır yaşatılan Türk hamamı kültürüyle birlikte bu su temelli tedaviler, Türkiye'yi termal sağlık, rehabilitasyon, sağlıklı yaş alma (longevity) ve bütüncül esenlik alanında dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri haline getirmektedir.