Türkiye'nin zengin biyolojik çeşitliliği, eşsiz coğrafyası ve binlerce yıllık şifa geleneği, doğadan beslenen doğal ve tamamlayıcı tedaviler için dünyanın en zengin ortamlarından birini oluşturmuştur. Aromatik bitkilerden tıbbi bitkilere, şifa veren ormanlardan mineral bakımından zengin çamurlara, mağaralardan farklı iklim özelliklerine kadar uzanan bu doğal zenginlik, sağlıklı yaş alma (longevity), esenlik ve bütüncül sağlık anlayışının ayrılmaz bir parçasıdır.
Türkiye'nin dört bir yanında uygulanan aromaterapi ve fitoterapi, lavanta, gül, kekik, adaçayı ve çok sayıda endemik tıbbi bitkiyi kapsayan zengin bitki mirasından beslenmektedir. Orman terapisi, Kaz Dağları, Karadeniz ormanları ve Toroslar'ın doğal atmosferinde ziyaretçileri doğayla yeniden buluştururken; klimatoterapi, temiz hava, yükselti ve farklı iklim koşullarının sunduğu doğal avantajlardan yararlanarak esenlik deneyimini desteklemektedir. Seçilmiş termal destinasyonlarda uygulanan peloid tedavisi (mineral çamur uygulamaları), doğal mineralli mağara ortamlarından yararlanan speleoterapi ve Türkiye'nin güneşli ikliminden faydalanan helyoterapi, ülkenin doğal sağlık uygulamalarını daha da zenginleştirmektedir. Dünyaca tanınan Kangal Balıklı Kaplıcası ile arı ürünlerinden yararlanan apiterapi uygulamaları da Anadolu'nun doğayla kurduğu köklü ilişkinin özgün örnekleri arasında yer almaktadır.
Bu doğal ve tamamlayıcı uygulamalar; termal sular, su temelli tedaviler ve yüzyıllardır yaşatılan Türk hamamı geleneğiyle birlikte Türkiye'yi doğal kaynakların, kültürel mirasın ve çağdaş wellness anlayışının bütünleştiği, dünyanın en zengin sağlık ve esenlik destinasyonlarından biri haline getirmektedir.