Osmanlı bütüncül sağlık yaklaşımının en somut ve hayranlık uyandırıcı örneği olan Edirne’deki Sultan II. Bayezid Külliyesi, 1488 yılında Tunca Nehri kenarında inşa edilmiştir. Külliyenin merkezinde yer alan darüşşifa, insanı ve şifayı merkeze alan ilerici felsefesiyle dünya tıp tarihinde benzersiz bir yere sahiptir. Dönemin kaynakları, hastaların tedavisinde su sesi, musiki ve doğal çevrenin iyileştirici etkilerinden yararlanıldığını göstermektedir. Akustik mimarisi, merkezi şadırvanı ve huzur veren bahçeleriyle yapı, yalnızca tedavi hizmeti sunan bir hastane değil; insanın bedensel ve ruhsal iyilik hâlini birlikte ele alan bütüncül bir sağlık merkezi olarak tasarlanmıştır. Günümüzde Trakya Üniversitesi Sağlık Müzesi adıyla hizmet veren ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan bu tarihi şifa merkezi, geçmişin tıp dehasını, estetik ve insan sevgisini bir arada sunarak geleceğe aktarmaktadır.