Kanuni Sultan Süleyman döneminde, dahi mimar Mimar Sinan tarafından 1557 yılında İstanbul'da inşa edilen Süleymaniye Darüşşifası ve Tıp Medresesi, Osmanlı tıp eğitiminin ve kurumsal sağlık sisteminin ulaştığı zirve noktasını temsil eder. Muazzam Süleymaniye Külliyesi'nin ayrılmaz birer parçası olan ve sokak boyunca karşılıklı konumlanan bu iki yapı, tıp teorisi ile klinik pratiği en üst düzeyde birleştiren muazzam bir tıp kampüsü olarak tasarlanmıştır. Dönemin en prestijli eğitim kurumu olan Tıp Medresesi’nde teorik derslerini, anatomi ve farmakoloji eğitimlerini alan geleceğin hekimleri; hemen karşıdaki Darüşşifa’da usta-çırak ilişkisiyle pratik yaparak uzmanlaşmışlardır. Kompleksin bünyesinde genel cerrahi, dahiliye ve göz gibi uzmanlık kliniklerinin yanı sıra akıl ve ruh sağlığı hastaları için özel bir bimarhane, ilaçların üretildiği bir laboratuvar ve zengin bir ecza deposu barındıran "Darülandelib" de yer almaktaydı. Süleymaniye Tıp Kompleksi, insani şefkati en ileri bilimsel disiplinle harmanlayarak modern tıp fakülteleri ve eğitim hastanelerinin köklü temellerini Osmanlı payitahtında kalıcı hale getirmiştir.