Sakarya, M.Ö. 8.yy.a dayanan oldukça eski bir şehirdir. Buraya ilk gelen Frigler, Lidyalılar ve Persler'di ama Sakarya antik kimliğini Roma ve Bizans hükümdarlarından almıştır. Tarihi öneme sahip en önemli kalıntılardan biri, Bizans İmparatoru Justinianus tarafından 527-565 yılları arasında inşa ettirilen ve görülmeye değer olan Beş Köprü'dür (Justinianus Köprüsü). Kentin diğer önemli tarihi ve kültürel cazibe merkezlerinden bazıları Orhan cami, Uzun Çarşı, Sakarya Müzesi, Rahime Sultan cami, Rüstem Paşa cami, Kuvayi Milliye Müzesi, Seyifler Kalesi, Harmantepe Kalesi, Paşalar Kalesi, Elvan Bey İmaret, Çakırlar ve Hisar Konağı'dır.
Justinianus Köprüsü
Sapanca Gölü’nün sularını Sakarya Nehri’ne boşaltan Çark Deresi (Melas Çayı) üzerinde yer alan Justinianus Köprüsü, Erken Bizans Dönemi’nin Anadolu’daki en görkemli anıtsal yapılarındandır. Justinianus (527-565) tarafından inşa edilen bu taş köprü 365 metre uzunluğunda, 9.85 metre genişliğindedir ve toplam 12 kemere sahiptir. Önceleri Latince “pons” (köprü) denen köprünün kendine özgü başka bir adı yoktu. Sonradan, “pons”un Latincede “köprü” demek olduğunu bilmeyen halk, bu sözcüğü bir özel ad olarak algılayıp köprüyü, “Pons Köprüsü” anlamında Pontogephyra diye anmaya başlamıştır. Daha sonraları, bu ad Pentegephyra’ya (Beş Köprü) dönüşmüşse de köprü şu veya bu biçimde beş parçalı olmadığı gibi, beş kemerli de değildir. Justinianus Köprüsü, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.
Orhan Cami
Orhan cami Konuralp Bey tarafından Orhan Gazi adına yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılan cami kubbesiz, tek minareli ve dikdörtgen planlıdır. Sultan II. Abdülhamit döneminde bütünüyle yenilenmiştir. Abdülhamit dönemi. Hemen yanı başında bulunan uzun çarşı ile birlikte insanların alışveriş yapabilecekleri, çay içip simit yiyebilecekleri mekanlarıyla bu cami günlük hayatın telaşı içerisinde kısa bir mola için güzel bir mekandır.
Uzun Çarşı
Orhan Cami yanında bulunur ve yaklaşık 100 dükkandan oluşur ve Adapazarı'nın Osmanlı döneminden kalan en eski ve en köklü çarşılarının başında gelir. Sakarya'da yaşayanlar ve şehri ziyaret edenler için çok önemli bir alışveriş merkezidir.
Sakarya Müzesi
Müzenin bahçesinde, Sakarya İli sınırları içinde bulunan Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazıtlı taşlar, ostotek, pişmiş toprak erzak küpü ve sütün kaideleri sergilenmektedir. Sakarya Müzesi sergi salonunda; tarih öncesi dönemlere ait arkeolojik eserler, Roma ve Bizans dönemleri ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait etnografik eserler sergilenmektedir. Arkeolojik eserler arasında yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar, koku ve gözyaşı şişeleri, madeni ve cam eserler yer almaktadır. Etnografik eserler arasında Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı eşyalar ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait ateşli ve kesici silahlar, bakır kaplar, mühürler ve el işlemeleri teşhir edilmektedir.
Sakarya Köprüsü (Eski Sakarya Köprüsü)
Sakarya’nın merkezinde, Sakarya Nehir yatağı üzerinde yükselen tarihi Sakarya Köprüsü, hem kentin ulaşım tarihine hem de cumhuriyet döneminin mimari mirasına tanıklık eden simge yapılardan biridir. Bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 1936-1937 yılları arasında inşa ettirilen köprü, kurulduğu günden bu yana şehrin en önemli geçiş ve kimlik noktalarından biri olmuştur.
Köprüye, 1530 tarihli tarihi haritalarda varlığı belgelenen hemen bitişiğindeki köyün adından dolayı “Trabzanlar Köprüsü” veya Adapazarı yönündeki yerleşimin adından ötürü “Güneşler Köprüsü” de denilmiş olsa da, halk arasında ve resmi kayıtlarda en yaygın kabul gören ismi “Sakarya Köprüsü” olmuştur. Yeni köprülerin inşa edilmesiyle birlikte günümüzde “Eski Sakarya Köprüsü” adıyla da anılan bu tarihi yapı, estetik kemerli tasarımıyla bugün Sakarya kentinin sembolü durumundadır ve şehir amblemleri ile kurumsal logolarda gururla temsil edilmektedir.
Şeyh Muslihiddin Camii
Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yer alan Şeyh Muslihiddin Camii, Osmanlı erken dönem ahşap mimarisinin günümüze ulaşmış en seçkin ve etkileyici örneklerinden biridir. Fatih Sultan Mehmet’in mimarlarından biri olan Şeyh Muslihiddin adına 1486 yılında inşa ettirilen yapı, 500 yılı aşan köklü tarihiyle bölgenin en değerli kültürel mirasları arasında yer almaktadır.
Cami, Türk geleneksel mimarisinin en özel yöntemlerinden biri olan ve hiç metal çivi kullanılmadan, ahşap unsurların birbirine geçirilmesi ve tahta çivilerle sabitlenmesiyle uygulanan çantı tekniği ile inşa edilmiştir. Kirişler arası kütüklerle doldurulan ve muntazam tahtalarla kaplanarak hem içten hem de dıştan tamamen ahşap bir görünüme kavuşturulan yapı, zarif ampir motifli süslemeleriyle de dikkat çeker. Yüzyıllara meydan okuyan bu tarihi ibadethane, ustalık gerektiren ahşap işçiliği ve huzur veren atmosferiyle ziyaretçilerine eşsiz bir mimari deneyim sunmaktadır.

Rahime Sultan cami

Justinianus Köprüsü

Çakırlar Konağı

Harmantepe Kalesi

Elvan Bey İmarethanesi

Orhan cami

Sakarya Müzesi

Seyifler Kalesi