Koza Han
Sultan II. Bayezıt tarafından 1492 yılında, İstanbul’daki cami ve imaretine gelir getirmesi amacıyla yapılmıştır. Ulu Cami ile Orhan Cami arasındaki geniş alanda yer alır. Yapımında tuğla ve kesme taştan karma bir tekniğin kullanıldığı han, geniş dikdörtgen bir avlunun çevresinde iki katlı olarak yapılmıştır. Odaların önünü altta ve üstte bir revak çevreler. Revak kemerleri tuğla, üstleri kubbelidir. Koza Han’da üst katta 50, alt katta 45 olmak üzere toplamda 95 oda yer alır. Günümüzde Bursa’nın en ünlü çarşısı olan Koza Han’ın üst katında ipek ve ipek ürünleri satılan mağazalar bulunur. Koza Han’ın üst katında güneye açılan bir kapısı, alt katta Orhan Cami tarafına ve kuzeyinde kapalı çarşıya açılan kapıları vardır. Kuzeye açılan büyük kapı turkuaz çinilerle süslüdür. Avlusunda altı şadırvan olan kubbeli bir mescit bulunur. Hanın mimarı Abdül-Ula Bin Pulad Şah ve inşaatın ustası ise Şuca Bin Karaca’dır. Han-ı Cedid-i Evvel, Simkeş, Beylik Kervansarayı, Cedid-i Amire gibi isimlerle bilinen ve Bursa’nın gözbebeği olan Koza Han, eskiden olduğu gibi şimdi de Bursa’nın ipek ve ticaret merkezidir.
Muradiye Külliyesi
Muradiye Külliyesi, Osmanlı Sultanlarının Bursa’da yaptırdığı son külliyedir. Sultan II.Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan külliye ve cami, medrese, darüşşifa (imaret), hamam ve türbeden oluşur. Çınar ve selvi ağaçlarıyla huzurlu mistik bir atmosfere sahip külliyenin bahçesinde II. Murat ve ailesine ait türbeler yer alır.
Ulu Cami
Yıldırım Bayezid tarafından 1396 – 1400 yılları arasında yaptırılan Bursa Ulu Cami, günümüzde Orhan Gazi Parkının da bulunduğu alandadır. Bursa’nın tarihi simgelerinden biri olan Ulu Cami, Osmanlı camileri arasında çok kubbeli yapıtların ilk anıtsal örneğidir. Ulu Cami’nin on iki büyük dört köşeli sütun üzerine oturan 20 kubbesi bulunur. Ulu Cami’nin inşaatına Yıldırım Bayezid’in 1396’daki Niğbolu zaferinden sonra başlanmıştır. Mimber kapısı üzerindeki kitabe, caminin bitiş tarihini 802 (1399-1400) yılları olarak gösterir. Türkiye’nin en ünlü ve en büyük camisi olan Ulu Cami iki minarelidir ve batıdaki minaresi Yıldırım Bayezid zamanında, doğudaki minaresi ise Çelebi Sultan Mehmed zamanında tamamlanmıştır.
Sekiz sütun üzerine oturan yüksek ve sade müezzin mahfili 1549 yılında inşa edilmiştir. Mahfilin karşısındaki ayağa yerleştirilmiş yuvarlak tek parça mermerden oyulmuş taş kürsü, 1815 yılında yapılmıştır. Ulu Cami’nin iç duvarlarında farklı hattatlar tarafından kaleme alınmış hat levhaları ve duvar yazısı bulunur. Her levhanın altında o levhayı yazan hattatın kaligrafiyle atılmış imzası yer alır. Caminin iç duvarlarını süsleyen ve hat sanatının özgün örnekleri arasında yer alan 192 adet hat levhası vardır. 13 ayrı yazı karakteri ile 41 ayrı hattat tarafından yazılmış bu levhaların 87 tanesi duvar yazısıdır. Caminin içinde ayrıca çok değerli saatler, şamdanlar ve Kur’an-ı Kerim yer alır.
Yeşil Cami
Bursa’nın Yeşil semtinde bulunan ve 1419 yılında, Çelebi Sultan Mehmed zamanında yapılmış, “Ters T” planlı camilerden olan Yeşil Cami sadece Bursa’nın değil tüm Türkiye’nin en güzel tarihsel eserlerinden biridir. Caminin mimarı Hacı İvaz Paşa’dır.
Yeşil Cami’nin girişindeki taç kapı, Türk taş oymacılığının güzel bir örneğidir. Mukarnaslı yaşmağı olağanüstü güzelliktedir. Kapı kemerinde yeşil taş ve mermerin kullanıldığı caminin büyük bölümü çini ile kaplıdır. İç duvarlar, tavanlar, mahviller ve geçiş eyvanlarının tümü çini ile kaplıdır. Caminin on metreden yüksek olan mihrabında çini işçiliğinin en mükemmel örnekleri görülür. Caminin en güzel köşelerinden biri olan bu mihrap, çeşitli geometrik ve çiçek motifleri ile kaplıdır.
Türk & İslam Eserleri Müzesi
İlk Osmanlı medreselerinden biri olan ve Sultaniye Medresesi olarak da bilinen Yeşil Medrese, Selçuklular’dan Osmanlı’ya büyük bir tarihe tanıklık eder. 1923 yılında İslam Eserleri Müzesi olan Yeşil Medrese’de 13. yüzyıldan 20. Yüzyıla dek uzanan geniş tarihe ait İznik , Kütahya örnekleriyle çini ve seramikler, ahşap, oyma ve kakma eserler, Türk metal sanatı örnekleri, tombak ve diğer metal eşyalar, Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri ile geleneksel Türk el sanatları ve eserleri yer alır.
Soğanlı Botanik Parkı
Soğanlı Botanik Parkı 400 dönümlük bir alanda kuruludur. Bitkisel araştırma ve bilimsel çalışmalara açık olan Botanik Parkı, kurulduğu 1998 yılından beri birinci derece sit alanıdır. Japon, Fransız, İngiliz Bahçeleri, gül bahçesi, kaya bahçesi, kokulu bitkiler bahçesi, şekilli bitkiler bahçesi gibi bölümlerin yer aldığı parkta, 150 tür ağaç, 27 çeşit gül, 76 tür çalı, 20 tür örtücü bitki yetişir. Parkın içinde yer alan tarihi ev görünümündeki otel ve restoranların mimarisinin esin kaynağı eski Bursa konaklarıdır. Soğanlı Botanik park, harika bitki örtüsü ve suni göletin yanı sıra sağladığı imkanlarla da özeldir. Parkta yer alan koşu ve yürüyüş yolları, spor alanları, bisiklet parkurları, çocuk oyun alanları, otomobil pisti, spor aletleri gibi etkinlik alanları parka ziyarete gelenlerin hayatına değer katar.
Irgandı Köprüsü
Boyacı Kulluğu Köprüsü'nün güneyinde bulunur. Osmanlıların tek arasta köprüsü olan bu taş köprünün, 1442 yılında II. Murad zamanında, Irgandı Ali oğlu tüccar Hoca Muslihuddin tarafından, Hacı İvaz Paşa’nın vakfiyesinde şahit gösterdiği Abdullah oğlu Timurtaş’a yaptırıldığı söylenir. Celali ayaklanmalarının ardından, 1640 yılında Bursa’ya gelen Evliya Çelebi'nin Seyahatname’sinde, köprünün üzerinde 200 dükkanın bulunduğu belirtilmekteyse de gerçekte köprü üstünde her iki tarafta da 32 dükkanın olduğu, bunlardan kuzeydoğu ucundakilerden birinin mescitle ayrıldığı, köprüyü taşıyanın tek olduğu anlatılır. Kemerin iki yanında ahır ve depolar vardır.
Hüdavendigar Cami
Hüdavendigar Camisi'nin kuzeybatısında bulunan türbe, I.Murat’ın oğlu Yıldırım Bayezid zamanında yapılmış, 1854 depreminde tamamen yıkıldığında ilk halinden farklı olarak inşa edilmiştir. Bugünkü halini II. Abdülhamit döneminde (1676-1909) almıştır. Sekizgen olan kubbenin ortasında, pirinç parmaklıklar içinde I.Murat’ın sandukası yer alır. Türbede I.Murat’ın sandukası haricinde yedi sanduka daha vardır.
Emir Sultan Cami
Emir Sultan Cami, Bursa’nın doğusunda Uludağ (2543 M) eteklerindeki bir tepenin üzerinde yer alır. Cami 15'inci yüzyıl başlarında, Yıldırım Bayezid’in kızı ve Emir Sultan’ın eşi Hundi Hatun tarafından, Emir Sultan’ın vefatı üzerine yapıldı.
Caminin tek kubbesi sekizgen kasnak üzerine oturur. 17'nci yüzyıl İznik çinileriyle bezeli mihrap zaman içindeki onarımlar sırasında mermer olarak yeniden yapılmış ve iki yanında Korent başlıklı sütunlar yer almıştır. Cami avlusuna, batıdaki merdivenlerden çıkıldıktan sonra iki sütun arasındaki kapıdan geçilerek ulaşılır. Birbirlerine ahşap kemerlerle bağlanan onaltı adet mermer ayağın taşıdığı revakla çevrelenen avlunun ortasında şadırvan, güneyinde cami, kuzeyinde türbe ve ahşap odalar vardır.
İznik
İznik (Antik Nikaia) gölleri, doğal ve tarihi güzellikleri ile Bursa’nın görülmeye değer güzel bir beldesidir. İznik, Hristiyan alemi açısından da ayrı bir öneme sahiptir. Sadece Kudüs ve Vatikan’ın önemli olduğu zamanlarda Hristiyanlık tarihinde kutsal şehir kabul edilmiştir. İlk ekümenik konsil, M.S. 325 tarihinde 218 piskoposun katılımıyla burada yapılmıştır. Hristiyanlıkta kutsal kabul edilen ülkemizdeki sekiz hac merkezinden biri İznik’tedir.
Iznik’e geldiğinizde Ayasofya ve Roman Tiyatrosunu ziyaret edebilir, seramik atölyelerini ve çömlekçileri gezebilirsiniz. Göl kıyısındaki plajlarda güneşlenip yüzebilir ve gölde yaşayan tatlı su balıklarının tadına bakabilirsiniz. İznik, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alır.
Gölyazı Köyü
Gölyazı Köyü, Uluabat Gölü’nün kıyısında doğa ile tarihin birbirine geçtiği eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Antik çağlarda Apolyont olarak bilinen bu güzel köy, geleneksel mimarinin de örneklerini sergiler.
Bizans ve Osmanlı stilleri iç içe geçmiştir. Buradaki güzellikler saymakla bitmez, ilkbaharda suların yükselmesiyle su altında kalan ağaçlar, sularda süzülen ördekler, pelikanlar, baharda evlerin çatılarına yuva yapan leylekler, temiz ve dar Arnavut kaldırımlı sokaklar ve dost canlısı çevre ahalisi buradaki güzelliklerin sadece bir bölümüdür. Aynı zamanda Kuş Cenneti statüsü kazanan Ulubat Gölü, küçük karabataklar, piedheron (Ardea picata) ve kaşıkçı kuşu için önemli bir üreme alanıdır.
Süleyman Paşa Medresesi
İznik’in merkezinde yer alan Süleyman Paşa Medresesi, 14. yüzyılda Orhan Gazi’nin oğlu ve Rumeli fatihi olarak anılan Süleyman Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Kitabesi bulunmayan yapı, açık avlulu ve U planlı düzeni, revakları, on bir hücresi ve kubbeli dershanesiyle erken Osmanlı eğitim mimarisinin önemli örneklerindendir. Günümüzde restore edilerek Çiniciler Çarşısı olarak hizmet vermekte, geleneksel İznik çini sanatını yaşatmaya devam etmektedir.
Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı
Bursa’nın Orhaneli ilçesine bağlı Sadağı köyü yakınlarında saklı bir cennet olan Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı, el değmemiş doğal güzellikleri ve zengin tarihi dokusuyla bölgenin en büyüleyici kaçış noktalarından biridir. 2013 yılında tabiat parkı ilan edilen ve 4.360 dekarlık geniş bir alanı kapsayan kanyon, 12 kilometreye ulaşan uzunluğu, dik kaya duvarları ve benzersiz manzarasıyla doğa yürüyüşü ve kamp tutkunları için vazgeçilmez bir rotadır.
Kanyon, görsel şöleninin yanı sıra şifalı sıcak su kaynaklarıyla da öne çıkmaktadır. Çevreden çıkan kaya kaplıcaları ve termal sular, başta romatizma olmak üzere çeşitli rahatsızlıklarına şifa arayan ziyaretçiler için doğal bir tedavi merkezi işlevi görür. Yalnızca doğasıyla değil, geçmişiyle de büyüleyen kanyonun kaya duvarlarında yer alan insan ve hayvan tasvirleri, bölgenin tarih öncesi dönemlere uzanan zengin kültürel mirasını gözler önüne serer. Doğa, tarih ve termal zenginliği bir arada sunan Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı, Bursa’nın görülmesi gereken en özel değerlerindendir.
Atatürk Kent Ormanı
Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı Odunluk Mahallesi’nin hemen arkasında yer alan Atatürk Kent Ormanı, 150 hektarlık geniş arazisiyle kentin en büyük ve en popüler yeşil alanlarından biridir. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp nefes almak isteyen Bursalılar için tam bir doğa cenneti olan orman, özellikle yaz ayları boyunca hafta sonları piknikçilerin ve doğaseverlerin akınına uğramaktadır.
Ziyaretçilerine konforlu bir açık hava deneyimi sunmak amacıyla kapsamlı donatılara sahip olan alanda; 6.5 kilometrelik yürüyüş ve bisiklet yolu, büyüleyici manzaralar sunan 6 adet seyir terası ve 7'si barbekülü olmak üzere toplam 10 adet yağmur barınağı ile 10 kamelya yer almaktadır. Ailelerin ve spor tutkunlarının tüm ihtiyaçları düşünülerek tasarlanan parkta ayrıca 2 adet çocuk oyun alanı, tenis masaları, 2 voleybol sahası, büfeler, et satış noktaları ve piknikçiler için 5 ayrı bulaşık yıkama ünitesi mevcuttur. Hem aktif spor hem de keyifli bir piknik günü için Atatürk Kent Ormanı, Bursa’nın en gözde yaşam alanlarından biridir.
Gököz Göleti
Bursa’nın Keles ilçesine bağlı Gököz Köyü sınırları içerisinde yer alan Gököz Göleti, Uludağ’ın güney eteklerinde saklı, büyüleyici bir doğa harikasıdır. Çam ormanlarıyla çevrili yeşilliği ve hemen arkasında yükselen heybetli Uludağ manzarasıyla gölet, kartpostallık görüntüler sunan huzurlu bir kaçış noktasıdır.
Özellikle doğa fotoğrafçılığı, kano, ATV turları, at biniciliği ve doğa yürüyüşü (trekking) yapmak isteyenler için ideal bir alternatif sunan Gököz Göleti, son yıllarda doğa turizmi ve ekoturizm açısından Bursa’nın öne çıkan merkezlerinden biri haline gelmiştir. Göl kenarında yer alan mesire alanları, ahşap konaklama tesisleri ve piknik noktaları sayesinde hem günübirlik ziyaretçiler hem de doğada uzun vakit geçirmek isteyen kampçılar için keyifli ve konforlu bir atmosfer sunar.
Kilimli Göl
Bursa’da Uludağ(2543m)’ın zirve bölgesinde, yaklaşık 2.330 metre yükseklikte yer alan Kilimli Göl, Uludağ Glasyal Gölleri (Buzul Gölleri) arasında en popüler ve büyüleyici olanlardan biridir. Adını, dip kısmındaki sık su bitkilerinin ve yansımaların göl yüzeyinde adeta renkli bir kilim desenini andırmasından alan göl, el değmemiş bakir doğasıyla ziyaretçilerini büyüler.
Erişimi genellikle Uludağ Göller Bölgesi patikaları üzerinden yapılan doğa yürüyüşleri (trekking) ile sağlanan Kilimli Göl; yüksek irtifa kampçılığı, doğa fotoğrafçılığı ve dağcılık tutkunları için vazgeçilmez bir rotadır. Yaz ve sonbahar aylarında çevresini saran çayırlar ve berrak yeşil-mavi sularıyla huzurlu bir atmosfer sunan göl, Uludağ’ın heybetli kaya kütlelerinin göl yüzeyine düşen yansımalarıyla benzersiz bir görsel şölen oluşturur.
Bursa Kalesi
Bursa'nın en eski yerleşim alanı olan Tophane semtinde yükselen Bursa Kalesi, temelleri M.Ö. 2. yüzyılda Bithynia (Bitinya) Krallığı döneminde atılmış, kentin köklü tarihine tanıklık eden en önemli yapılardan biridir. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde genişletilerek ve onarılarak kullanılan surlar, yüzyıllar boyunca kentin savunmasında kilit bir rol oynamıştır.
Yaklaşık 3,5 kilometre uzunluğundaki sur hattına sahip olan kale; Saltanat Kapısı, Yer Kapı, Pınarbaşı Kapısı, Zindan Kapısı ve Sıcak Su Kapısı olmak üzere 5 ana kapıdan oluşmaktadır. 1326 yılında Orhan Gazi tarafından fethedilerek Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkent idare merkezi haline getirilen kale içi bölgesi (Tophane ve Tophane Parkı çevresi); Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri, tarihi Tophane Saat Kulesi ve geleneksel Osmanlı sivil mimarisini yansıtan konaklarıyla kentin tarihi çekim merkezidir. Günümüzde yapılan restorasyon çalışmalarıyla surlar ve kapılar eski ihtişamına kavuşturulmuş olup ziyaretçilerine panoramik Bursa manzarası sunmaktadır.
Kestel Kalesi
Bursa’nın Kestel ilçesinde kayalık bir tepe üzerinde yükselen Kestel Kalesi, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde, muhtemelen VIII. Mihail Palaiologos (1261-1282) veya halefi II. Andronikos Palaiologos’un (1282-1328) hükümdarlığı sırasında inşa edilmiş stratejik bir sınır kalesidir. Kale, yapıldığı dönemde kenti doğudan gelebilecek Türk akınlarına karşı koruma ve Doğu Roma savunma hattını güçlendirme amacıyla işlev görmüştür.
1302 yılındaki Bafeus (Koyunhisar) Muharebesi’nde Doğu Roma ordusunun Osmanlılar karşısında yenilgiye uğramasının ardından kale, 1307 civarında Osmanlı kontrolüne geçmiştir. Orijinal alanının günümüzdeki boyutlarından yaklaşık 3 kat daha büyük olduğu bilinen tarihi yapı, geçirmiş olduğu nitelikli restorasyon çalışmalarının ardından 2013 yılında bugünkü görünümüne kavuşmuştur. Günümüzde Kestel Kalesi, çevresindeki park alanı ve içerisinde hizmet veren küçük restoranı ile hem tarihi atmosferini korumakta hem de ziyaretçilerine keyifli bir dinlenme noktası sunmaktadır.
Kubbeli Han
Kubbeli Han, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yer alan, 14. yüzyıl erken dönem Osmanlı sivil mimarisinin en önemli örneklerinden biridir. Yapı, Orhan Gazi döneminde Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Adını yapısındaki karakteristik kubbelerden alan han, yüzyıllar boyunca kente gelen tüccarların konakladığı ve ticaret yaptığı stratejik bir nokta olarak hizmet vermiştir. Günümüzde de tarihi dokusunu koruyan yapı, geleneksel dükkânlarıyla Bursa’nın canlı ticaret kültürünü yaşatmaya devam etmektedir.
Tophane Saat Kulesi
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde, Tophane Parkı içinde yükselen Tophane Saat Kulesi, şehrin en görkemli simge yapılarından biridir. Yapımı Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının yirmi dokuzuncu yıldönümüne denk gelen kule, 1905 yılında törenle açılmıştır. Kesme taştan inşa edilmiş kare planlı gövdeye sahip olan kule, 33 metre yüksekliğindedir.
Yapının girişi güney kısmında yer almakta olup gövdesi dışarıdan bakıldığında saçaklarla altı bölüme ayrılmaktadır. Bulunduğu konum itibarıyla panoramik kent manzarasına tamamen hâkim olması sebebiyle kule, bir süre yangın kulesi olarak da kullanılmıştır. Nitekim yangın gözetlemek amacıyla yararlanılan yedinci katı balkonla çevrelenmiştir. Kulenin üst katının dört cephesinde yuvarlak saatler yer almakta olup tarihi yapısı ve çevresindeki parkla birlikte günümüzde kenti ziyaret edenlerin ilk duraklarından biri olmaya devam etmektedir.
Ahmet Paşa Medresesi
Bursa’nın tarihi Muradiye semtinde yükselen Ahmet Paşa Medresesi, 15. yüzyıldan bugüne uzanan köklü geçmişiyle şehrin en önemli ilim ve kültür miraslarından biridir. Fatih Sultan Mehmed döneminin izlerini taşıyan bu tarihi yapı, Sadrazam Veli Mahmud Paşa’nın kardeşi Kaptan-ı Derya Ahmet Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Bir zamanlar öğrencilerin ilimle buluştuğu ve medrese eğitiminin kalbinin attığı yapı, bugün taş duvarlarıyla geçmişin ruhunu günümüze taşımaktadır.
Geleneksel Osmanlı eğitim mimarisinin zarif bir yansıması olan medrese; geniş avlusu, etrafını çevreleyen revakları ve kubbeli dershane bölümüyle dikkat çeker. Yüzyıllar boyunca Osmanlı ilim hayatına hizmet eden Ahmet Paşa Medresesi, günümüzde hem mimari zarafeti hem de taşıdığı tarihi dokusuyla Muradiye’nin büyüleyici atmosferinde ziyaretçilerini ağırlamaya devam etmektedir.
Beştaş (Dikilitaş) Mezar Anıtı
Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan ve halk arasında Beştaş, Dikilitaş veya Nişantaşı olarak anılan bu görkemli yapı, M.S. 1. yüzyılın sonu ile 2. yüzyılın başına tarihlendirilen bir Doğu Roma dönemi mezar anıtıdır (obelisk). Üzerinde yer alan Yunanca kitabeden, kentin önde gelen isimlerinden Asklepiodos’un oğlu C. Cassius Philiscus anısına dikildiği anlaşılmaktadır.
Anıt, toprağa gömülü olan alt kısmındaki tümülüs mezar odası stiliyle dikkat çeker. Kare prizma bir kaide üzerinde, üste doğru düzenli bir biçimde incelerek yükselen yapının, orijinalinde 15,5 metre yüksekliğinde ve altı bloktan oluştuğu, en üst kısmında ise bir kuş heykelciğinin yer aldığı düşünülmektedir. Zamanla en üstteki bölüm yok olmuş ve günümüzde 12 metre yüksekliğinde beş parça halinde varlığını sürdürmektedir. Kaidesindeki üçgen prizmatik dikilitaşın iki yanında bulunan ayak izleri ve bağlantı yuvaları, geçmişte bu alanda bronz heykellerin yer aldığına işaret etmektedir. Beştaş, İznik’in zengin Doğu Roma mirasını günümüze taşıyan en özgün anıtsal yapılardan biridir.
Boyacı Kulluğu Köprüsü
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde, Gökdere üzerinde yükselen Boyacı Kulluğu Köprüsü, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan en eski ve özgün sivil mimari yapılarından biridir. 14. yüzyılın sonlarında, Yıldırım Bayezid döneminde kentin boyacı esnafı tarafından inşa ettirilen köprü, adını hem dönemin önemli zanaat dallarından biri olan boyacılıktan hem de hemen yanında yer alan güvenlik/karakol noktası anlamına gelen "kulluk" (bekçi kulübesi) yapısından almaktadır.
Sivri kemerli tek gözlü mimari yapısıyla öne çıkan tarihi köprü, yüzyıllar boyunca Setbaşı ile Kayhan semtlerini birbirine bağlayan, kentin ticari ve sosyal yaşamında kilit rol üstlenmiş bir geçiş noktası olmuştur. Zaman içerisinde geçirdiği onarımlara ve geçirdiği restorasyon çalışmalarına rağmen tarihi dokusunu koruyan Boyacı Kulluğu Köprüsü, Bursa’nın tarihi su mimarisinin ve zanaat kültürünün günümüzdeki zarif temsilcilerinden biridir.
Abdal Köprüsü
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde, Nilüfer Çayı (Acemler Deresi) üzerinde yer alan Abdal Köprüsü, 17. yüzyıl Osmanlı mimarisinin görkemli taş köprü örneklerinden biridir. 1669 yılında Bursalı hayırsever tüccar Abdal Çelebi tarafından inşa ettirilen köprü, kentin tarihi batı çıkışında, Bursa-Müdanya ulaşım ve ticaret hattını sağlayan stratejik bir geçiş noktası olarak hizmet vermiştir.
Kesme taş malzemeyle inşa edilen yapının uzunluğu yaklaşık 70 metre, genişliği ise 4,80 metredir. Orta açıklığı en geniş ve yüksek olmak üzere 12 sivri kemerli gözden oluşan köprü, mimari zarafeti ve sağlamlığıyla dikkat çeker. Geçirdiği kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından günümüzde araç trafiğine kapatılarak koruma altına alınan Abdal Köprüsü, çevresindeki rekreasyon alanı ile birlikte Bursa'nın tarihi su mimarisini yaşatan önemli simgelerden biridir.
Gölyazı
Uluabat Gölü’nün sularıyla çevrili köklü bir ada kasabası olan Gölyazı, Bursa'nın Nilüfer ilçesinde doğa ve tarihin iç içe geçtiği benzersiz bir destinasyondur. Geçmişte Apollonia ad Rhyndacum ve Apolyont adlarıyla anılan bu büyüleyici yerleşim; Doğu Roma, Hellenistik ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan tarihi dokusuyla adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir.
Sit alanı olarak koruma altında bulunan Gölyazı’da; zamana meydan okuyan 750 yıllık Ağlayan Çınar’ın hüzünlü hikâyesine tanıklık edebilir, restore edilerek günümüze kazandırılan Aziz Panteleimon Kilisesi’nin mistik atmosferini soluyabilir ve Zambaktepe’den gölün panoramik manzarasını seyredebilirsiniz. Bölgenin simgelerinden meşhur turna balığının tadına bakabileceğiniz kasabada, gölde düzenlenen geleneksel kayık turlarına katılarak Uluabat Gölü’nün ve çevresindeki adaların doğal güzelliklerini keşfetmek mümkündür.
Tirilye
Bursa’nın Mudanya ilçesinde, Marmara Denizi kıyısında yer alan Tirilye, etrafı zeytinliklerle çevrili ve tarihi dokusunu günümüze kadar koruyabilmiş en özgün sahil kasabalarından biridir. Tarih boyunca Mysia, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı egemenliklerine ev sahipliği yapmış olan yerleşim; taş konakları, dar sokakları, tarihi kiliseleri, manastırları, camileri ve asırlık çınarlarıyla ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer sunar.
Farklı kültürlerin ve Osmanlı mimarisinin izlerini bir arada yaşatan Tirilye, özellikle dünyaca ünlü zeytin ve zeytinyağı kültürüyle tanınır. Günümüzde sit alanı olarak korunan bu tarihi sahil beldesi; kültür, gastronomi ve doğanın iç içe geçtiği yapısıyla Bursa’nın en özel destinasyonlarından biri olmayı sürdürmektedir.
Tirilye Sahili
Mudanya’nın tarihi beldesi Tirilye’de yer alan Tirilye Sahili, nostaljik yapısı, taş sokaklara komşu kıyı şeridi ve balıkçı tekneleriyle kendine has bir karaktere sahiptir. Marmara Denizi’ne karşı yürüyüş yapmak ve deniz havası almak isteyenler için keyifli bir atmosfer sunar. Tarihi doku ile deniz manzarasının buluştuğu sahil, bölgeye gelen ziyaretçilerin uğrak noktasıdır.
Kapanca Antik Liman
Mudanya’nın Tirilye yakınlarında bulunan Kapanca Antik Liman, Roma dönemine kadar uzanan köklü tarihiyle öne çıkan doğal bir liman koyudur. Antik dönemde ticaret ve ulaşım için kritik bir nokta olan liman, günümüzde tarihi kalıntıları ve büyüleyici deniz manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlar. Hem tarih meraklıları hem de doğa fotoğrafçıları için etkileyici bir keşif rotasıdır.
Tirilye Fatih Camii
Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Tirilye Fatih Camii, 610-850 yılları arasında Hagios Stephanos Kilisesi (Aya Todori) adıyla inşa edilmiş, Güney Marmara’nın en eski Doğu Roma yapılarından biridir. 16. yüzyılda (Miladi 1560) satın alınarak camiye dönüştürülen yapı, 19 metre yüksekliğindeki konik kubbesi ve Doğu Roma stili sütun başlıklarıyla öne çıkar. 1855 depreminde hasar görüp onarılan ve 1920'lerdeki kısa süreli kesintinin ardından yeniden cami olarak kullanılmaya başlanan bu tarihi eser, günümüzde de ibadete açık olup asırlık mirasını yaşatmaktadır.
Baraklı Göleti
Bursa’nın Keles ilçesinde, Uludağ’ın eteklerinde yer alan Baraklı Göleti, etrafını saran çam ormanları ve eşsiz dağ manzarasıyla doğaseverlerin gözde mekânlarındandır. Kamp, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık için oldukça elverişli bir yapıya sahip olan gölet, huzurlu atmosferiyle dikkat çeker. Dört mevsim farklı renk düzenlerine bürünen alan, kentin önemli doğal kaçış noktalarındandır.
Dağyenice Gölü
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde, şehir merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede yer alan Dağyenice Gölü (Dağyenice Göleti), çam ve meşe ormanlarıyla çevrili büyüleyici doğasıyla kentin en popüler kaçış noktalarından biridir. Yemyeşil bir vadinin ortasında saklı duran bu yapay gölet, hem doğaseverler hem de macera arayanlar için eşsiz bir dinlenme ve aktivite alanı sunar.
Göl çevresi; kamping, glamping, karavan konaklaması, doğa yürüyüşü (trekking) ve bisiklet turları için oldukça elverişlidir. Aynı zamanda bölgede yer alan macerapark ve açık hava etkinlik alanları sayesinde ziyaretçiler doğayla baş başa vakit geçirirken farklı deneyimler yaşama imkânı bulur. Dört mevsim ayrı bir görsel şölen sunan Dağyenice Gölü, gün batımındaki büyüleyici manzaraları ve huzurlu atmosferiyle Bursa’nın öne çıkan doğal destinasyonları arasında yer almaktadır.
Sansarak Kanyonu Tabiat Parkı
Bursa’nın İznik ilçesinde, Sansarak Köyü sınırları içerisinde yer alan Sansarak Kanyonu Tabiat Parkı, el değmemiş bakir doğası ve zorlu parkurlarıyla doğaseverlerin ve trekking tutkunlarının en gözde rotalarından biridir. Sık orman dokusu, dik kayalıkları ve içinden geçen berrak deresiyle öne çıkan kanyon, bölgenin en zengin biyolojik çeşitliliğe sahip doğal alanları arasında bulunur.
Yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki kanyon, doğa yürüyüşü, kaya tırmanışı, kanyon geçişi (canyoning) ve kampçılık gibi açık hava aktiviteleri için eşsiz bir ortam sunar. Yüksek debili şelaleleri, doğal su havuzları ve devasa kayalık geçitleriyle macera dolu bir deneyim vadeden Sansarak Kanyonu, büyüleyici atmosferi ve tabiat parkı statüsüyle İznik’in saklı kalmış doğa harikalarından biridir.
Tacir Kanyonu
Bursa’nın İznik ilçesinde, Tacir Köyü sınırları içerisinde yer alan Tacir Kanyonu, dik kayalıkları, berrak deresi ve zengin bitki örtüsüyle bölgenin saklı kalmış büyüleyici doğa harikalarından biridir. Samanlı Dağları'nın güney eteklerinde uzanan kanyon, doğa sporları meraklıları ve macera tutkunları için benzersiz bir rota sunmaktadır.
Yer yer daralan sarp geçitleri, şelaleleri ve doğal su birikintileriyle dikkat çeken kanyon; kanyon geçişi (canyoning), doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık için oldukça elverişli bir yapıya sahiptir. El değmemiş bakir atmosferi ve huzur veren yapısıyla Tacir Kanyonu, İznik ve çevresinde doğayla baş başa vakit geçirmek isteyen ziyaretçilerin keşfettiği özel destinasyonlar arasında yer almaktadır.
Ayvaini Mağarası
Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Doğanalan Köyü yakınlarında başlayıp Nilüfer ilçesindeki Ayvaköy civarında sonlanan Ayvaini Mağarası, yaklaşık 5,5 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye'nin ve Güney Marmara'nın en önemli yeraltı oluşumlarından biridir. Mustafakemalpaşa'nın yaklaşık 30 kilometre kuzeybatısında yer alan ve iki farklı yönden girişi bulunan mağara, sarp yapısı sebebiyle genel turizme kapalı olsa da profesyonel dağcılar ve mağaracılar tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.
Mağaranın içinden geçen Karadonlu Deresi, hat boyunca 60’tan fazla irili ufaklı doğal gölet oluşturmuştur. İç mekânını süsleyen büyüleyici sarkıtlar, dikitler ve travertenler yapıyı adeta bir doğa harikasına dönüştürmektedir. Söğütalan'a yaklaşık 12 kilometre mesafede bulunan Doğanalan Köyü'nden kuzeydoğu yönündeki stabilize yolda 2 kilometre ilerlenerek başlangıç noktasına ulaşılan Ayvaini Mağarası, Bursa'nın saklı kalmış en etkileyici doğal mirasları arasındadır.
Bursa Teleferik
Bursa kent merkezini Uludağ'ın eşsiz zirveleriyle buluşturan Bursa Teleferik, 140 kabini ve saatte 1500 yolcu taşıma kapasitesiyle dünyanın en uzun kesintisiz teleferik hatlarından biridir. Toplam 9 kilometre uzunluğundaki hat boyunca ziyaretçilerine seyir zevki yüksek, konforlu bir yolculuk sunmak üzere yola koyulmuştur. Teferrüç istasyonundan başlayarak Sarıalan ve Oteller Bölgesi’ne kadar uzanan rotasıyla, yolcularına Uludağ’ın çam ormanlarını ve Bursa’nın panoramik manzarasını kuş bakışı seyretme imkânı sağlar. Kentin simge yapılarından biri olan sistem, hem yerli ve yabancı turistler hem de doğaseverler için eşsiz bir ulaşım ve seyir deneyimi sunmaktadır.
İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Müzesi
2014 yılının başlarında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin hava fotoğraflama çalışmaları sırasında keşfedilen İznik Göl Bazilikası, Erken Dönem Hıristiyanlık mimarisinin en dikkat çekici örneklerinden biridir. Göle meydana gelen çökme sonucu sular altında kalan yapının ve çevresindeki moloz kalıntılarının gün yüzüne çıkarılması amacıyla 2015 yılında sualtı kazı çalışmaları başlatılmıştır. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN başkanlığında sürdürülen bilimsel kazılar, bölgenin zengin tarihine ışık tutmaktadır. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılı Mayıs ayında tamamlanan karşılama merkezi projesi kapsamında bünyesine müze, kafeterya, satış mağazası ve yürüyüş platformu kazandırılan alan, 28 Ekim 2025 tarihi itibarıyla ziyarete açılarak konuklarına eşsiz bir tarih ve kültür deneyimi sunmaya başlamıştır.
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde yer alan Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, kentin Osmanlı yönetimine geçtiği 6 Nisan 1326 gününü tüm detaylarıyla yaşatan, dünyanın en büyük tam panoramik müzesidir. 42 metre çapındaki kubbe yapısı altında sergilenen devasa 360 derecelik resim ve 3 boyutlu obje düzenlemeleri, ziyaretçilere adeta 14. yüzyılın Bursa’sında yürüyor hissi verir. Ekolojik ve yeşil bina konseptiyle tasarlanan müzede panoramik resim alanının yanı sıra Osmanlı padişahlarının portreleri, tarihi minyatürler, sergi salonları ve kentin kuruluş sürecini anlatan tematik alanlar bulunur. Bursa’nın köklü tarihini modern mimariyle buluşturan yapı, kenti ziyaret eden doğa ve kültür meraklılarının mutlaka görmesi gereken simge mekanlar arasındadır.
Mudanya Mütareke Evi Müzesi
Bursa’nın Mudanya ilçe merkezinde yer alan Mudanya Mütareke Evi Müzesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin siyasi alanda kazandığı ilk büyük başarının simgesi olan Mudanya Mütarekesi’nin imzalandığı tarihi yapıdır. 19. yüzyılın sonlarına tarihlenen ve başlangıçta Rus asıllı Aleksandr Ganyanof'a ait olan konak, daha sonra Mudanyalı iş insanı Hayri İpar tarafından satın alınarak restore edilmiş ve 1937 yılında belediyeye bağlı bir müze olarak açılmıştır. 1959 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne devredilen ahşap yapı, bodrum ve çatı katının yanı sıra iki ana kattan oluşur.
Birinci katında mütarekenin imzalandığı tarihi salon ile İsmet Paşa'nın çalışma odası; üst katında ise İsmet Paşa ve yaverlerinin yatak odaları yer almaktadır. Mütareke dönemine ait özgün eşyaların özenle korunduğu müze, dönemin ruhunu yansıtan fotoğraflar ve belgelerle ziyaretçilerine Cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarından birine tanıklık etme imkânı sunar.
İznik Kalesi
Bursa’nın İznik ilçesini çevreleyen İznik Kalesi (İznik Surları), Helenistik dönemde temelleri atılmış, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerinde yapılan eklemelerle geliştirilmiş devasa bir savunma sistemidir. Yaklaşık 5 kilometre uzunluğa sahip olan surlar, kare ve yuvarlak formda 100’den fazla burç ile desteklenmiştir. Kentin ana girişlerini sağlayan İstanbul Kapı, Lefke Kapı, Yenişehir Kapı ve Göl Kapı gibi tarihi kapıları; üzerlerindeki kabartmalar, yazıtlar ve mimari detaylarıyla öne çıkar. Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere koruma sağlayan bu görkemli surlar, günümüzde İznik’in köklü tarihini ve mimari mirasını yansıtan en önemli simge yapılardandır.
Lefke Kapı
İznik’in doğusunda yer alan Lefke Kapı, kentin görkemli savunma sistemini oluşturan surların en dikkate değer ana giriş noktalarından biridir. Roma döneminde inşa edilen ve Doğu Roma ile Osmanlı dönemlerinde de aktif olarak kullanılan kapı, mermer devşirme taşları, yuvarlak kemerli geçişi ve mimari kabartmalarıyla öne çıkar. Tarih boyunca Doğu’dan, kentin hinterlandından ve İpek Yolu güzergâhından gelen kervanlar ile seyyahları karşılayan bu kapı, İznik’in köklü geçmişini ve taş mimarisindeki ustalığı günümüze taşıyan simge yapılardan biridir.
İznik Müzesi
Bursa’nın İznik ilçesinde, tarihi Yenişehir Kapı yakınında yer alan İznik Müzesi, 2023 yılının Ocak ayında açılan modern binasında M.Ö. 6500’den günümüze uzanan yaklaşık 8.500 yıllık köklü bir geçmişi sergilemektedir. İznik Çini Fırınları, Roma Tiyatrosu, Sualtı Bazilikası ve Hisardere Nekropolü gibi aktif kazılardan elde edilen buluntuların yer aldığı müzede; Neolitik Dönem’den Osmanlı’ya uzanan eserler kronolojik bir sırayla sunulmaktadır. Zemin katındaki sergi salonları, taş eserlerin yer aldığı bahçesi ve idari bölümleriyle müze, bölgenin zengin tarihsel mirasını keşfetmek isteyenler için simge bir kültür durağıdır.
İznik Yeşil Camii
Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan İznik Yeşil Camii, erken dönem Osmanlı mimarisinin en seçkin ve en önemli eserlerinden biridir. Yapımına 1378-1379 yıllarında Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa tarafından başlanmış ve 1391-1392 yıllarında oğlu Ali Paşa döneminde tamamlanmıştır. Mimarı Hacı bin Musa olan yapı, Osmanlı mimarisindeki merkezi kubbeli anıtsal cami tasarımının ilk örnekleri arasında kabul edilir.
Cami, nitelikli mermer işçiliği ve giriş portikindeki ince taş süslemeleriyle dikkat çeker. Yapıya esas şöhretini veren ve adını taşımasını sağlayan öge ise firuze, yeşil, mor ve kobalt mavisi çinilerle bezelmiş görkemli minaresidir. Doğu Roma etkilerinden sıyrılarak kendine has Osmanlı üslubunun şekillenmeye başladığı bu tarihi eser, İznik’in zengin sanatsal ve kültürel mirasının simgeleri arasında yer alır.
Bursa Atatürk Evi Müzesi
Osmangazi ilçesindeki Çekirge Caddesi üzerinde yer alan ve 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen Bursa Atatürk Evi Müzesi, Atatürk’e kentin belediyesi tarafından 1923 yılındaki ziyareti sırasında hediye edilmiştir. Atatürk’ün Bursa gezilerinde konakladığı ve Cumhuriyet’in 50. yılı olan 29 Ekim 1973’te müze olarak hizmete açılan bu ahşap köşkte; kabul ve yemek salonları, çalışma odası, yatak odası ve limonluk bölümleri yer almaktadır. İçerisindeki sergilenen parçaların tamamına yakını Atatürk’ün kullandığı orijinal eşyalardan oluşan yapı, kentin önemli tarihi duraklarından biridir.
Bursa Arkeoloji Müzesi
1904 yılında Müze-i Hümayun’un bir şubesi olarak kurulan Bursa Arkeoloji Müzesi, İstanbul ve Konya’dan sonra Türkiye’nin en eski üçüncü müzesidir. Uzun yıllar boyunca bölge müzesi rolünü üstlenmesi sayesinde oldukça geniş bir koleksiyona sahip olan yapı, Miyosen Dönem’den başlayarak Doğu Roma (Bizans) Dönemi’ne kadar uzanan zengin tarihsel mirası kronolojik bir düzen içinde sunar.
Müze, Paşalar Fosil Lokalitesi’nden "Paşalar Fili" fildişi kalıntıları, Aktopraklık Höyük’ten Kalkolitik Dönem’e ait boncuk kakmalı kaplar ve Miletepolis Antik Kenti’nden çıkarılan simge niteliğindeki Bronz Athena büstü ile Bronz Apollon heykeline ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Mudanya’daki kazılarda bulunan kucağında köpek taşıyan bronz çocuk heykeli, Gemlik’ten çıkarılan zeytin taneleri işlenmiş altın diadem ve Gölyazı’daki (Apollonia ad Rhyndacum) kazılardan elde edilen buluntular gibi özgün eserler, kentin ve çevresinin binlerce yıllık geçmişini gözler önüne sermektedir.

Cumalıkızık Köyü

Emir Sultan Külliyesi

Fatih Cami

Gölyazı Köyü

Yeşil Cami

Ulu Cami

Irgandı Köprüsü

Hüdavendigar Cami

Karagöz Hacivat

İznik Ayasofya Cami

Mudanya Girit

Koza Han

Mudanya

İpek Üretimi

Uludağ (2543 M)

Uludağ (2543 M)

Süleyman Paşa Medresesi