
Türkiye'deki Vahiy'in Yedi Kilisesi
Vahiy'in Yedi Kilisesi, Aziz John'un İncil'de yazdığı antik kiliselerdir. Her kiliseye, günahlarından tövbe etmeleri ve mevcut yollarını düzeltmeleri çağrısında bulunan bir mektup gönderildi. Bu mektuplar yazıldığında, kentlerin her birinde etkin Hristiyan topluluklar bulunuyordu. Bugün bu antik kentlerin ve kiliselerin bazı kalıntıları varlığını sürdürse de diğerleri, manzarayı noktalayan modern Türk şehirlerinin içinde erimiş durumda. Efsaneye göre 7 kilisenin hepsi iyi kullanılmış bir ticaret yolu üzerindeydi ve her kiliseye, cemaate iletilmek üzere özel bir mesaj verilmişti. İlk kilise, ticaret yolunun ilk durağı olan Efes'te; ardından bugünkü adıyla İzmir olan Smyrna; sonra büyük kent Pergamon; ardından Thyatira, zengin Sardes, Filadelfiya ve son olarak bugünkü Denizli yakınlarındaki Laodikeia yer alıyordu. Mesajlar sırayla dağıtılarak çağın Hristiyan cemaati arasında dolaşımı sağlanıyordu. Mektuplar, her kentteki kiliselerin sorunlarını düzeltmeyi amaçlıyordu ve bugün de Hristiyan topluluklar için ilgi odağı ve hac güzergâhı olmayı sürdürüyor. Kiliselerin birbirine yakınlığı sayesinde bunları hafta sonu bir gezide görmek mümkün; ama bölgeyi daha kapsamlı keşfetmek için zaman ayırmaz mısınız? Ege, sizi bekleyen pek çok hazineyle dolu!
1. Efes

İlk kilise, Aziz John'un yaşadığı Efes'te yer alıyor. Efes önemli bir Roma kenti olduğundan, buradaki kilise cemaatinin oldukça güçlü olduğu ve zamanla Hristiyanlığın kentin baskın dini haline geldiği düşünülüyor. Bugün ziyaretçiler Roma kentinin kalıntılarını ve Hristiyan tarihinin önemli yerlerini keşfedebilir. Meryem Ana'nın evi ve Aziz John'un mezarı başlıca ilgi çekici yerler; Meryem Ana'nın ömrünün son yıllarını burada geçirdiği ve ardından Meryem Ana Kilisesi'ne gömüldüğü düşünülüyor.
2. Smyrna - İzmir

Antik çağda Smyrna çok zengin ve güçlü bir kentti; nitekim bölgedeki etkinlik için Efes ve Pergamon ile yarışırdı. Bugün Smyrna, yüzyıllardır neredeyse kesintisiz yerleşim gören modern İzmir'in içinde yer alıyor. Antik Smyrna kenti büyük ölçüde şehre katılmış durumda; bu nedenle her yerde antik yaşamın izleri bulunuyor. En önemli tarihi yapı, İyonya'nın en iyi korunmuş yapılarından biri olan Agora'dır. Smyrna'daki Hristiyanlığın, bölgede yaşayan kalabalık Yahudi nüfustan doğduğu düşünülüyor; insanlar Yahudilikten dönerek Hristiyan inancıyla vaftiz edilmişti.
3. Pergamon

Pergamon, Türkiye'nin en ilginç ve en çok ziyaret edilen antik alanlarından biridir. Arkaik Dönem'e kadar uzanan tarihiyle, günümüze ulaşan yapılar arasında Tiyatro, Athena ve Dionysos Tapınakları ile Gymnasium yer alır. Pergamon, siyasi ve ticari alanda önemli büyük bir kentti; vatandaşları dolu dolu, hareketli bir hayat yaşıyordu. Pergamon'da Hristiyanlık, kentin güçlü Pagan tanrılara tapınma inanç ve geleneğiyle çatışma halindeydi. Hristiyan ile Pagan arasındaki bu çatışma, kiliseye yazılan mektupta da ele alınmış; Hristiyan inancına sımsıkı bağlı kalanlar övülmüş, Pagan tanrılara tapınmayı sürdürenler ise uyarılmıştır.
4. Thyateira - Akhisar

Dördüncü kilise olan antik Thyatira, bugün Akhisar'ın içinde yer alıyor. Bir zamanlar tunç işçiliği ve dokumacılığıyla ünlü olan bu modern kent, bugün Türkiye'nin en büyük tütün ve zeytinyağı üretim bölgelerinden biri. Vahiy kitabında geçen antik kilise, modern Akhisar'daki Ulu Cami'de (Büyük Cami) bulunabilir. Bina, Osmanlı'nın bölgeyi fethinden sonra camiye çevrilen eski bir Bizans kilisesidir. Thyatira Kilisesi'ne, kentte güçlü bir kilisenin bulunmamasına rağmen inançlarında sebat etmeleri söylenmişti. Bugün Hristiyanlığın bir zamanlar bölgede gelişmiş olduğuna dair pek az iz kalmıştır.
5. Sardes - Sart

Sardes, bölgenin en zengin Roma kentlerinden biriydi. Önemli bir Yahudi nüfusa ev sahipliği yapan Sardes, bölgede Kilise'nin büyümesi açısından önemli, hareketli bir kentti. Bir zamanlar gelişen bir ticaret merkezi olan Sardes, bugün Artemis Tapınağı'nın kalıntılarını, bir Yahudi sinagogunu, bir Bizans kilisesini ve Roma gündelik yaşamına ait izleri barındırıyor. Sardes daha küçük bir alan, ama keşfetmek için kesinlikle zaman ayırmaya değer.
6. Filadelfiya - Alaşehir

Filadelfiya, Roma yönetimi altında gelişen bir kentti. Bugünkü Alaşehir (Tanrı'nın Kenti), Roma Katolik Kilisesi'nin bir titüler piskoposluğudur. Alaşehir'in renkli geçmişinden kalan eserler kentin her yerinde bulunuyor. Aziz John Kilisesi ve Saint Jean Kilisesi, kentteki başlıca kalan Hristiyan yapıları.
7. Laodikeia - Denizli

Laodikeia, antik çağda bölgenin önemli bir kentiydi. Ticaret açısından ve önemli bir Hristiyan merkezi olarak öne çıkan Laodikeia, bugünkü Denizli'nin birkaç saat kuzeyinde yer alır. Kent, sonunda terk edilmeden önce birçok kez depremlerle yıkılmıştır. Şimdi, dikkatle yürütülen kazı ve restorasyon projeleri, alanın tarihini ve önemini gün yüzüne çıkarıyor. Yeniden inşa edilen bazilikalar özenle işlenmiş mozaiklere sahip; ziyaretçileri mutlaka etkileyecek ve kesinlikle keşfetmeye değer. Vahiy Kiliselerini görmenin en iyi yolu, bir araba kiralayıp bölgeyi kendi temponuzda gezmek. Her biri antik bir ticaret yolunun parçası olan bu alanlar, kıyı ile yeşil iç bölgeler arasında keyifli bir konumda. Şirince'ye uğramayı ve lezzetli meyve şaraplarını tatmayı ya da Pamukkale'nin kalsiyum kayalıklarında ayaklarınızı serinletmeyi unutmayın!