
Patara: Doğa ile Tarihin Kesişim Noktası

Antik Patara kenti ile Patara Deniz Parkı ve Plajı, günümüzdeki Gelemiş’in güneyinde yer alır. Patara, Akdeniz kıyısındaki yakın tatil kasabalarından kolayca ulaşılabilen bir yerdir. Türk Rivierası olarak da bilinen bu bölge, çarpıcı doğal güzellikleriyle ünlüdür. Zengin deniz yaşamı, yeşilliğe bürünmüş dağları ve katman katman tarihinin izleriyle herkes için bir şey var!
Antik Kent
Patara bir zamanlar çok güçlü bir kentti. Rivayete göre Patara, Apollon’un oğlu Patarus tarafından kurulmuş ve Patara Tapınağı, Delphi Tapınağı’yla boy ölçüşecek kadar ünlüymüş. Patara, yüzyıllar boyunca Likya yönetimi altında önemli bir kent olmuş, ardından Yunan ve Ptolemaios hâkimiyetinde kalmış, son olarak da önemli bir Roma liman kenti olmuştur. Katmanlı tarihi sayesinde keşfedilmeyi bekleyen mimari kalıntılar da var: Likya lahitleri, hamamlar, Bizans dönemine ait bazilikalar ve gezinmeye değer Roma caddeleri. Patara Antik Kenti’nin en güzel yönleri şunlar!
1. Modestus Kemeri

2. 5000 kişilik amfitiyatro

3. Bouleuterion (parlamento binası):

4. Yeniden inşa edilmiş Ana Cadde:

5. İmparator Nero tarafından inşa edilen, dünyanın en eski deniz fenerlerinden biri

Patara Milli Parkı:

Patara, Riviera’nın gerçek bir cevheri; plaj ve çevresindeki orman alanı korunan Patara Milli Parkı’nın bir parçası. Bu da kıyı boyunca hiçbir yapılaşma ve su sporu olmadığı, bu sahil cennetinde ise daha sakin bir temponun hüküm sürdüğü anlamına geliyor.