Balıkesir, manastırları, mezarlıkları, müzeleri ve antik kentleri ile kültür turizminin en önemli merkezlerinden biridir. Geçmişte birçok önemli uygarlığa ev sahipliği yapan ve bu uygarlıklara ait birçok kalıntının varlığına ev sahipliği yapan Balıkesir, Türkiye'nin zengin kültürel mirasında önemli bir yere sahiptir.
Balıkesir'deki Tarihi Anıtlar ve Müzeler
Kentin en eski camiisi 14. yüzyılın ortalarında I. Bayezit tarafından yaptırılan Yıldırım Camii'dir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Sadrazamı'nın adını taşıyan Zağnos Paşa Camii bir zamanlar büyük bir külliyenin parçasıydı. Külliyeden günümüze sadece camii ve hamamlar ulaşmıştır. Mehmet Paşa tarafından 1827 yılında yaptırılan Saat Kulesi, Galata Kulesi'nin daha küçük bir versiyonudur. 1336'da inşa edilen Karesi Bey Türbesi'nde Karesi Bey ve beş oğlunun sandukaları bulunmaktadır. Bölgeye ait eser toplama çalışmaları bitirildikten sonra açılan Balıkesir Müzesi'ni (Kuvayi Milliye Müzesi) ziyaret etmeyi unutmayın.
Balıkesir'e Sadece Birkaç Adım Kala
Bursa yolu üzerinde Balıkesir'e 10 km uzaklıkta ki güzel Değirmen Boğazı, iki tepenin arasında yer almaktadır. Tatillerde ve hafta sonları aileler bu doğal noktaya ve bölgedeki restoranlara akın ediyor. Karakol köyünde pitoresk üç yel değirmeni fotoğrafçıları bekliyor. Günümüzde Bandırma olarak adlandırılan Antik Penderamus, bugün İstanbul'dan sonra Marmara Denizi'nin ikinci önemli ticari ve endüstriyel limandır. Şehrin restoran ve kafelerinde keyifli bir öğleden sonra geçirebilirsiniz. Belkıs (Kyzikos) Bandırma'nın 10 km batısında, Kapıdağ Yarımadası'nın kıstağı üzerinde yer alan bu antik kentte, Hadrian Tapınağı, bir tiyatro ve su kemerleri hala ziyaretçileri cezbeder.
Ayvalık
Şeytan Sofrası
Ayvalık'ın en iyi seyir noktalarından biri Şeytan Sofrasıdır. Geçmiş zamanda bir lav birikintisi olan Ayvalık Şeytan Sofrası'nın tepe kısmı yuvarlak bir sofra şeklinde. Alanda demir bir kafes içinde şeytana ait olduğu söylentilerinin geçmişten günümüze sürdüğü çok büyük bir ayak izi benzeri bir oluşum görünür. Ayvalık takımadalarının panoramik manzarasına sahip Şeytan Sofrası, çam ormanları ile kaplı adalara ve koylara bakmaktadır. Tepedeki restoranda akşam yemeği yemek yerken gün batımını izlemek bir ayrıcalıktır.
Ayvalık Tarihi Eserleri
Ayvalık'ı manevi yerleri olmadan hayal etmek mümkün değil. Saatli Camii (Hagios Ioannis Kilisesi), Çınarlı Camii (Hagios Georgios Kilisesi), Hamidiye Camii, Hayrettin Paşa Camii (Kato Panagia Kilisesi), Küçükköy Merkez Camii (Hagios Athanasios Kilisesi), Taksiyarhis Anıt Müzesi, Ayazma (Kutsal Su) Kilisesi, Hagios Triada (Kutsal Teslis) Kilisesi bunlardan sadece birkaçıdır...
Kaz Dağları Cam Seyir Terası
Balıkesir'in Edremit ilçesinde, Kazdağı Milli Parkı sınırları içindeki Şahinderesi Kanyonu’nun zirvesine yakın bir noktada konumlanan popüler bir cazibe merkezidir. Zeytinlikler ve çam ormanları arasından geçilen manzaralı bir dağ yoluyla ulaşılan tesis, yerden yüzlerce metre yükseklikteki dik bir uçurum üzerine çelik konstrüksiyonlarla inşa edilmiştir. Ziyaretçilere boşlukta yürüyormuş hissi veren bu özel cam teras; Kaz Dağları'nın yemyeşil vadilerinin yanı sıra tüm Edremit Körfezi'ni ve Ayvalık adalarını kapsayan uçsuz bucaksız bir kuş bakışı manzara sunar. Koruma altındaki milli park dokusuna uygun ahşap yürüyüş yolları ve bir kafeteryanın da yer aldığı alan, özellikle gün batımı saatlerinde sunduğu görsel şölenle doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için bölgenin en ikonik uğrak noktalarından biridir.
Kapıdağ Yarımadası
Balıkesir’in Erdek ilçesinde yer alan, eski bir adanın karaya bağlanmasıyla (tombolo) oluşmuş, tarihi ve doğasıyla büyüleyen bir bölgedir. İstanbul’a yakınlığıyla bilinen yarımada; popüler Erdek ve Ocaklar plajlarının yanı sıra Narlı ve İlhanlar gibi sakin balıkçı köylerine, Kiryos gibi berrak koylara ev sahipliği yapar. Sık ormanlarla kaplı iç kısımlarında Kyzikos Antik Kenti ve tarihi Kirazlı Manastırı gibi önemli kültür miraslarını barındıran bölge; coğrafi işaretli mor soğanı, kaliteli zeytinleri ve taze deniz ürünleriyle gastronomi meraklılarına da hitap eder. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında doğanın binbir rengine bürünen orman içi patikalarıyla trekking, kampçılık ve dağ bisikleti tutkunları için eşsiz bir açık hava oyun alanına dönüşen bu coğrafya, sahil şeridindeki hareketliliğin aksine zirvelerine çıkıldıkça insanı büyüleyen bir sessizliğe bürünür. Yarımadanın yüksek noktalarından Marmara Denizi’ni ve açıklarındaki adaları seyretmek en etkileyici deneyimlerden biridir; hem şehre yakın bir kaçış noktası arayan modern gezginleri hem de tarihin ve yaban hayatının izini süren macera severleri aynı ortak paydada buluşturarak her mevsim ziyaretçilerini kendine hayran bırakır.
Cunda Adası (Alibey Adası)
Cunda Adası (Alibey Adası), Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı, Türkiye’nin anakaraya köprüyle bağlanan ilk adasıdır. 1964 yılında inşa edilen ve "Türkiye'nin İlk Boğaz Köprüsü" olarak anılan bu geçit, adaya ulaşımı son derece zahmetsiz ve keyifli bir yolculuğa dönüştürür. Arnavut kaldırımlı sokakları, begonvilli Rum taş evleri ve nostaljik Taş Kahve’siyle tipik bir Ege atmosferi sunan adada; Taksiyarhis Kilisesi Müzesi ve Aşıklar Tepesi'ndeki tarihi yel değirmeni en ikonik yapılardır. Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nın bir parçası olan ve el değmemiş bakir sahilleriyle öne çıkan bu büyüleyici ada; çıtır papalina balığı, zeytinyağlı ot yemekleri ve damla sakızlı lezzetleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir gastronomi deneyimi vadeder.
Kazdağları Millî Parkı
Balıkesir’in Edremit ilçesi sınırlarında yer alan, antik çağdaki adıyla "İda Dağı" olarak bilinen ve mitolojiden biyoçeşitliliğe kadar pek çok zenginliği barındıran dünya çapında bir doğa mirasıdır. 1994 yılında millî park ilan edilen bu devasa alan, dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip bölgelerinden biri olarak kabul edilir.
Zengin su kaynakları, derin kanyonları ve Şahinderesi Kanyonu, Sütüven Şelalesi ile Hasan Boğuldu Göleti gibi büyüleyici doğal yapıları bünyesinde barındırır. Park, endemik Kazdağı göknarı başta olmak üzere yüzlerce bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yaparak adeta bir açık hava laboratuvarı görevi görür. Aynı zamanda Homeros’un İlyada Destanı’nda "bin pınarlı İda" olarak geçen ve tarihteki ilk güzellik yarışmasına sahne olan bu efsanevi dağ; günümüzde doğa yürüyüşü (trekking), dağ bisikleti, kampçılık ve eko-turizm meraklıları için Türkiye’nin en popüler ve huzurlu kaçış noktalarından biridir.
Hasan Boğuldu Göleti
Balıkesir’in Edremit ilçesinde, Kazdağları Millî Parkı sınırları içinde yer alan, doğası ve hüzünlü efsanesiyle ünlü bir doğa harikasıdır. Sütüven Şelalesi’nin hemen yakınında, asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde yer alan bu doğal gölet, buz gibi kaynak sularıyla özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin uğrak noktasıdır.
Gölet, adını Ovalı Hasan ile Obalı Emine’nin obanın ağır şartları yüzünden ölümle biten trajik aşk hikayesinden alır. Günümüzde çevresindeki yürüyüş yolları, ahşap köprüleri ve piknik alanlarıyla Kazdağları'nın en popüler eko-turizm rotalarından biri olan Hasan Boğuldu, hem huzurlu bir doğa kaçamağı hem de bu köklü efsanenin izlerini sürmek isteyenler için eşsiz bir duraktır.
Sütüven Şelalesi
Balıkesir’in Edremit ilçesinde, Kazdağları Millî Parkı’nın eteklerinde yer alan ve zengin bitki örtüsüyle sarmalanmış büyüleyici bir doğa harikasıdır. Hasan Boğuldu Göleti ile aynı koridor üzerinde bulunan şelale, yaklaşık 17 metre yükseklikten dökülmektedir. Dağlardan gelen buz gibi kaynak sularının kayalara çarparak oluşturduğu beyaz köpükler, uzaktan bakıldığında süt köpüğünü andırdığı için şelaleye "süt tüven" (süt sıçratan/fışkırtan) kökeninden gelen bu isim verilmiştir.
Kızılçam, çınar ve meşe ağaçlarının gölgesinde, kuş sesleri eşliğinde akan şelalenin çevresi, özellikle yaz aylarında Kazdağları'nın serin havasını solumak isteyen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktasıdır. Seyir terasları, ahşap köprüleri ve yürüyüş yollarıyla doğa fotoğrafçılığı ve doğa yürüyüşleri (trekking) için ideal bir ortam sunan Sütüven Şelalesi, Kazdağları'nın saklı kalmış en huzurlu köşelerinden biridir.
İda Madra Jeoparkı
Türkiye’nin kuzeybatısında, yaklaşık 17 bin km²’lik alanda hem Marmara hem de Ege Denizi’ne kıyısı olan devasa bir doğa ve jeoloji mirasıdır. Balıkesir’in tamamı ile Çanakkale’nin Ayvacık ve Ezine, İzmir’in ise Bergama ilçelerini kapsayan bu saha; yüz milyonlarca yıllık jeolojik geçmişten günümüze uzanan farklı dönemlere ait volkanik alanları, dağ, plato, vadi ve karstik oluşumları barındırır. Bölge ayrıca zengin jeotermal kaynakları ve bor tuzları gibi madenleriyle öne çıkar.
Bünyesinde benzersiz özelliklere sahip 45 jeosit bulunduran jeopark; bölgedeki jeolojik, doğal ve kültürel değerler hakkında farkındalık yaratmayı, kırsal alanları cazip hale getirmeyi ve eko-turizm yoluyla sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeyi amaçlayan eşsiz bir açık hava müzesidir.
Tahtakuşlar Etnografya Müzesi
Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, Balıkesir’in Edremit ilçesinde, Kazdağları’nın eteklerindeki tarihi Tahtakuşlar Köyü’nde yer alan ve Türkiye’nin ilk özel etnoğrafya müzesi olma özelliğini taşıyan son derece ünik bir kültür merkezidir. 1991 yılında emekli öğretmen Alibey Kudar tarafından kurulan bu özgün müze, Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Oğuz boylarının ve bölgede asırlardır varlığını sürdüren Tahtacı Türkmenlerinin zengin kültürel birikimini, geleneklerini ve yaşam tarzlarını koruma altına almıştır. Müzede, Türkmen kültürüne ait rengarenk geleneksel kıyafetler, el emeği heybeler, halılar, asırlık ev eşyaları, tarım aletleri ve çadır örnekleri sergilenmektedir. Sanat galerisi ve kütüphane bölümleriyle de desteklenen müzenin en dikkat çekici ve dünyaca ünlü parçalarından biri ise Edremit Körfezi'nde karaya vuran ve müzede tahnit edilerek sergilenen dünyanın en büyük deri sırtlı deniz kaplumbağasıdır. Yerel değerleri evrensel bir boyutta harmanlayan ve doğa ile insan emeğinin bağını gözler önüne seren bu özel müze, Kazdağları’nın mistik atmosferini tamamlayan kentin en prestijli kültürel duraklarından biridir.
Kazdağı Müzesi
Kazdağı Müzesi (Kazdağı Etnografya Galerisi), Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Güre beldesinde yer alan ve Kazdağları’nın binlerce yıllık mitolojik, tarihsel, kültürel ve doğal zenginliğini tek bir çatı altında toplayan çok özel bir kültür durağıdır. Bölgenin köklü geçmişini ve yaşayan kültürünü korumak amacıyla kurulan bu tematik müze, Kazdağları’nın (Antik İda Dağı) dünya tarihindeki ilk güzellik yarışmasından Troya Savaşı’na uzanan zengin mitolojik anlatılarını görsel ve işitsel unsurlarla ziyaretçilerine aktarır. Müzede, bölgede asırlardır yaşamını sürdüren Türkmen kültürüne ait rengarenk geleneksel kıyafetler, el emeği dokumalar, ev eşyaları ve göçebe yaşamın izlerini taşıyan nesneler büyük bir titizlikle sergilenmektedir. Aynı zamanda Kazdağları’nın zengin biyoçeşitliliğini, endemik bitki türlerini ve fauna yapısını da tanıtan müze, ünlü edebiyatçı Sabahattin Ali gibi bölgeyle bağ kurmuş tarihi şahsiyetlerin anılarına da ev sahipliği yapar. Kazdağları’nın mistik ve büyüleyici ruhunu derinlemesine hissetmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken müze, kentin en prestijli çağdaş kültürel miras merkezlerinden biridir.
Kyzikos Antik Kenti
Kyzikos Antik Kenti, Balıkesir’in Erdek ilçesinde, Kapıdağ Yarımadası’nın anakarayla birleştiği stratejik bir noktada yer alan, köklü geçmişi ve görkemli mimarisiyle Marmara bölgesinin en kıymetli arkeolojik hazinelerinden biridir. Tarihi MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan bu kadim kent, coğrafi konumunun sunduğu avantajlar sayesinde antik çağ boyunca çok önemli bir ticaret, denizcilik ve yerleşim merkezi olarak parlamıştır. Kyzikos’un zengin tarihini günümüze taşıyan en heybetli yapısı, döneminde dünyanın yedi harikasına aday gösterilen ve Anadolu’nun en büyük tapınaklarından biri kabul edilen devasa Hadrian Tapınağı'dır. Günümüzde de kazı çalışmalarının büyük bir titizlikle sürdüğü bu muazzam kent; devasa amfitiyatrosu, nekropol alanı, tiyatrosu, agorası, akropolü ve antik dünyaya can veren üç büyük limanıyla geçmişin ihtişamını gözler önüne sermektedir. Kyzikos’un toprak altından çıkarılan ve tarihe ışık tutan birbirinden değerli eşsiz buluntuları ise kentin hemen yanı başındaki Balıkesir Bandırma Müzesi’nde sergilenerek ziyaretçilerini asırlar öncesine uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkarmaktadır.
Antandros Antik Kenti
Antandros Antik Kenti, Balıkesir’in Edremit ilçesinde, Kazdağları’nın güney eteklerinde yer alan ve hem askeri hem de ticari açıdan stratejik konumuyla öne çıkan çok önemli bir arkeolojik hazinedir. Kentin resmi olarak MÖ 10. yüzyılda kurulduğu düşünülse de komşusu Assos’un geçmişi gibi buranın da köklerinin MÖ 2000’li yıllara kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Antandros’un günümüze ulaşan en büyüleyici kalıntılarından biri, MS 1. yüzyıla tarihlenen bir Roma villasının asırlara meydan okuyan taban mozaikleri ve duvar freskleridir. Kentin MÖ 7. ve 2. yüzyıllar arasında kullanılan nekropolünde (mezarlık) bulunan benzersiz mezar hediyeleri ve arkeolojik buluntular ise Balıkesir Bandırma Müzesi’nde sergilenmektedir.
Antandros’u küresel ölçekte eşsiz kılan en büyük özelliği, Türkiye’den başlayan, Avrupa Konseyi tescilli ilk ve tek kültür rotası olan Aeneas Kültür Rotası'nın merkezinde yer almasıdır. Ünlü Aeneas Destanı’na göre; yanan Troya kentinden babası ve oğluyla kaçan kahraman Aeneas, Antandros’a gelerek Kazdağları’nın keresteleriyle gemilerini burada inşa etmiştir. Buradan denize açılarak Yunanistan, Arnavutluk ve Tunus’u aşmış, İtalya’ya vararak Roma İmparatorluğu’nun temellerini atmıştır. Troya ve Antandros’tan başlayıp Roma’da son bulan bu uluslararası rota; Akdeniz havzasındaki çok sayıda kırsal peyzajı, arkeolojik alanı ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan kültürel değerleri bir araya getirerek Antandros’u dünya tarihinin en önemli göç ve kuruluş efsanelerinden birinin kalbi yapmaktadır.
Daskyleion Antik Kenti
Daskyleion Antik Kenti, Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, doğal güzelliğiyle büyüleyen Manyas Kuşgölü’nün güneydoğu kıyısında (Ergili Köyü yakınlarında) yer alan, Anadolu tarihinin en gizemli ve çok kültürlü arkeolojik merkezlerinden biridir. Tarihi MÖ 3000’li yıllara kadar uzanan kent, ismini ünlü Lidya Kralı Daskylos’tan almıştır. Daskyleion’u dünya arkeoloji tarihinde eşsiz kılan en önemli dönem ise MÖ 547 yılından itibaren bölgede kurulan Pers (Ahameniş) İmparatorluğu’nun "Satraplık" (merkezi valilik) başkenti olmasıdır. Anadolu’daki Pers hakimiyetinin kalbi olan bu kentte yapılan kazılarda; Pers valilerinin idari yazışmalarında kullandığı, dünya çapında ses getiren binlerce yıllık pişmiş toprak mühür baskıları (bulla), Anadolu-Pers sanatının en özgün örnekleri olan mezar stelleri ve saray kalıntıları açığa çıkarılmıştır. Aynı zamanda Frig, Lidya, Pers ve Helen kültürlerinin barış içinde bir arada yaşadığı kozmopolit bir yapıya sahip olan kentte, son yıllarda ortaya çıkarılan 2600 yıllık zerdüşt tapınağı (ateşgede) kalıntıları inanç tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Doğa ve tarihin iç içe geçtiği bu kadim kentten elde edilen ünik buluntular, Balıkesir Bandırma Müzesi’nde sergilenerek kentin jeopolitik ve kültürel ihtişamını gözler önüne sermektedir.
Kuvayı Milliye Müzesi
Balıkesir Kuvayı Milliye Müzesi, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde çok özel ve öncü bir yere sahip olan Balıkesir’in milli mücadele ruhunu ve kentin kahramanlık tarihini geleceğe taşıyan en anlamlı kültür miraslarından biridir. Müze binası, tarihi açıdan büyük bir öneme sahiptir; 1919 yılında İzmir’in işgalinin ardından Balıkesir halkının bir araya gelerek kurtuluş hareketini başlattığı, Kuvayı Milliye’nin temellerinin atıldığı ve tarihi kararların alındığı eski "Okuma Yurdu" ve "Alaca Mescit" heyetinin toplandığı karargâh binasıdır. 1996 yılında müze olarak kapılarını açan bu iki katlı tarihi yapının zemin katında; kentin kurtuluş hareketini örgütleyen 41 bayrak adamın (Kuvayı Milliye reislerinin) aldıkları tarihi kararlar, kişisel eşyaları, fotoğrafları ve Balıkesir’de basılan milli mücadele gazeteleri sergilenmektedir. Üst katında ise Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir’e gelişlerinde çekilen tarihi fotoğrafları, kente ziyaretlerinin anıları ve cumhuriyetin kuruluş dönemine ait nadide belgeler yer alır. Ziyaretçilerine vatan savunmasının ilk sivil örgütlenme ruhunu ve bağımsızlık inancını derinden hissettiren müze, Balıkesir’in "Kuvayı Milliye Şehri" unvanını en gururlu şekilde taçlandıran simgesel bir merkezdir.
Havran Kent Müzesi
Havran Kent Müzesi (Hocazade Konağı), Balıkesir’in tarihi dokusunu en yalın haliyle korumayı başarmış ilçelerinden Havran’da yer alan, bölgenin geçmişini, kültürel kimliğini ve zengin folklorik ögelerini geleceğe aktaran çok kıymetli bir müzedir. Cumhuriyet dönemi mimarisinin en zarif örneklerinden biri olan ve aslına sadık kalınarak titizlikle restore edilen tarihi Hocazade Konağı’nda hizmet veren müze, ziyaretçilerini adeta zamanda büyüleyici bir yolculuğa çıkarır. Müzenin ziraat odasında, ilçenin can damarı olan asırlık zeytincilik geleneği, eski zeytinyağı sıkım aletleri ve geleneksel tarım kültürü canlandırılmaktadır. Havran’ın yetiştirdiği en büyük gururlardan biri olan, Çanakkale Savaşı'nın seyrini değiştiren kahraman Seyit Onbaşı’nın (Koca Seyit) aziz hatırası, ona ait fotoğraflar ve harp döneminin anıları da müzede çok özel bir bölümde saygıyla yaşatılmaktadır. Geleneksel Havran yaşamını yansıtan zengin etnografik eserler, el sanatları, tarihi belgeler ve eski zanaat kollarına ait canlandırmalarla desteklenen bu tarihi konak, Havran’ın tarihsel ve kültürel birikimine ayna tutan, mutlaka görülmesi gereken yaşayan bir şehir hafızasıdır.
Taksiyarhis Anıt Müzesi
Taksiyarhis Anıt Müzesi, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, tarihi kentin merkezinde yer alan ve mimari ihtişamıyla göz kamaştıran en önemli anıtsal kültür miraslarından biridir. Kentin ilk kilisesi olma özelliğini taşıyan ve başmelek Cebrail’e (Taksiyarhis) ithaf edilen bu tarihi yapı, 1844 yılında neoklasik tarzda yeniden inşa edilmiştir. Cumhuriyet döneminde uzun süre tekel deposu olarak kullanılan bina, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen aslına uygun, titiz bir restorasyon sürecinin ardından 2013 yılında anıt müze olarak kapılarını ziyarete açmıştır. Müzenin en büyüleyici özelliklerinden biri; sarımsak taşından inşa edilmiş görkemli dış mimarisi, iç mekanda yer alan muazzam mermer işçiliği, tavanlarındaki incelikli İncil tasvirleri ve bitkisel bezemelerle bezeli ikonalarıdır. Eşsiz akustiğiyle günümüzde aynı zamanda seçkin kültürel etkinliklere ve konserlere de ev sahipliği yapan Taksiyarhis Anıt Müzesi, Ayvalık’ın çok kültürlü tarihsel geçmişine, mimari estetiğine ve estetik zenginliğine ayna tutan, kentin yaşayan en ikonik sembollerinden biridir.
Bandırma Arkeoloji Müzesi
Bandırma Arkeoloji Müzesi, Balıkesir’in ve Güney Marmara bölgesinin binlerce yıllık zengin tarihi mirasını koruyan, bölgenin en önemli hafıza merkezlerinden biridir. Kültür parkı içerisinde yer alan müze, özellikle yakın çevresindeki iki büyük antik kent olan Daskyleion (Pers Satraplık merkezi) ve Kyzikos'ta gerçekleştirilen bilimsel kazılarda elde edilen ünik buluntulara ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin teşhir salonlarında, Daskyleion kazılarından çıkarılan ve antik dünyada ses getiren ünlü Pers dönemi mühür baskıları (bulla), Anadolu-Pers sanatının en özgün örnekleri olan mezar stelleri ile Kyzikos Antik Kenti’nin devasa mimari parçaları, asırlara meydan okuyan mermer heykelleri ve figürinleri sergilenmektedir. Ayrıca Antandros Antik Kenti nekropolünden getirilen etkileyici mezar hediyeleri ile bölgedeki farklı dönemlere ait kronolojik eserler de müzenin zengin koleksiyonunu tamamlar. Geçmişin ihtişamlı medeniyetlerine ait izleri tek bir çatı altında toplayan Bandırma Müzesi, arkeoloji meraklılarını adeta zaman tünelinde büyüleyici bir yolculuğa davet eden prestijli bir kültür durağıdır.
Cunda Rahmi M. Koç Müzesi
Cunda Rahmi M. Koç Müzesi (Taksiyarhis Kilisesi), Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Cunda Adası’nın (Alibey Adası) en önemli anıtsal yapısı ve en popüler kültür durağıdır. Müze, 1873 yılında adadaki Rum Ortodoks cemaati tarafından başmelekler Cebrail ve Mikail’e ithaf edilerek neoklasik tarzda inşa edilen tarihi Taksiyarhis Kilisesi içinde yer almaktadır. Zamanla ve depremlerle harap olan bu muazzam mimari şaheser, Rahmi M. Koç Müzecilik Vakfı tarafından aslına sadık kalınarak gerçekleştirilen titiz bir restorasyonun ardından 2014 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.
Müzenin iç mekanında, kilisenin asırlık nefes kesen freskleri, incelikli mermer işçilikleri ve dini ikonaları korunurken; sergilenen koleksiyon endüstriyel tarihin gelişimine ışık tutmaktadır. Geniş bir yelpazeye sahip koleksiyon içerisinde; antika otomobiller, çocukların ilgisini çeken dönem oyuncakları, buharlı makine modelleri, denizcilik aletleri, eski telgraf ve fotoğraf makineleri gibi dünyanın dört bir yanından toplanmış binlerce nadide parça yer alır. Hem estetik mimarisi hem de barındırdığı sanayi mirasıyla Cunda’nın simgesi haline gelen bu yaşayan anıt, ziyaretçilerine nostaljik ve sanatsal açıdan zengin bir deneyim sunmaktadır.
Küçükköy
Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı olan Küçükköy, Osmanlı döneminde kurulan ve cumhuriyet döneminde Midilli ile Boşnak göçmenlerine ev sahipliği yapmış tarihi ve kültürel bir yerleşimdir. Son yıllarda geçirdiği kapsamlı restorasyon ve dönüşüm projeleriyle "akıllı köy" ve sanat merkezine dönüşen belde, geleneksel taş mimarisini modern ve yeşil bir vizyonla harmanlamaktadır.
Köyün sokaklarını süsleyen tarihi taş evler; günümüzde sanat galerilerine, seramik atölyelerine, konsept kafelere ve tasarım dükkânlarına ev sahipliği yapmaktadır. Sanatçıların ve girişimcilerin çekim noktası olan yerleşim, aynı zamanda Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesine ev sahipliği yapmaktadır. Proje kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve doğa dostu turizm uygulamalarıyla örnek bir yeşil destinasyon modeli sunulmaktadır. Köklü Boşnak kültürünü simgeleyen meşhur Boşnak böreği gibi gastronomik değerleri, çevre dostu yapısı ve canlı sanat atmosferiyle Küçükköy, Kuzey Ege’nin en özgün rotalarından biridir.

Cunda Adası

Ayvalık

Cunda Adası

Erdek

Cunda Adası

Kaz Dağı

Cunda Adası

Hasan Boğuldu Göleti